Bireysel terapide danışanlar terapistin karşısına birçok farklı sebep ve problemlerle gelebilirler. Problem ne olursa olsun terapilerdeki ortak amaç danışana işvelsellik ve refah kazandırabilmek ve öz farkındalığını arttırabilmektir. Bireysel danışmanlık sayesinde danışanlar duygularını, davranışlarını ve inançlılarını keşfederler. Danışanın geçmiş, güncel veya yakın gelecekteki endişeleri hakkında konuşmak ve psikolojik olarak sağlıklı kararlar alabilmesine yardımcı olmak amaçlanır. Buna ilaveten danışanın sahip olduğu başa çıkma stratejileri sorunlar karşısında yetersiz ve işlevsiz kalıyor ise terapist bireye yeni stratejiler kazandırma konusunda yardımcı olur.
Kimi zamanlar bireyler bir sorun veya kriz karşısında güçlü yönlerinden ziyade zayıf olduğu ve sahip olamadığı yönlerine yönelme eğilimde olmaktadırlar ve bu da yetersizlik gibi psikolojik olarak olumsuz etkileri olan duygulara neden olur. Bu gibi durumlarda bireysel terapi bireyin dikkatini olumlu ve pozitif yönlere çeker ve bireyin kendisini yeniden keşfetmesine yardımcı olur.
Bireysel terapi, duygu ve düşünceleri daha kolay ve sağlıklı bir biçimde ifade edilmesi, çatışmalara daha sağlıklı çözümler bulma ve davranış kalıplarının değişmesi gibi birçok konuya yardımcı olur.
Yaşamın temposunda bireyler kendi ihtiyaçlarını dinlemekte ve duygu ya da düşüncelerini fark etmekte zorlanabilmektedirler. Yetişkin yaşamında artan sorumluluklarla ve bazen arka arkaya gelebilecek olumsuz olaylarla baş etmekte zorlanılmakta ve kişi bu zorluklarla baş etme gücünü kendisinde hissedememektedir. Bu gibi problemler danışma sürecinde uzman ile birlikte ele alınır ve bireyin kendi ihtiyaçlarını dikkate alması, duygularını ve düşüncelerini daha olumlu ve kabul edici şekilde fark edebilmesi hedeflenir.
Günümüzde birçok farklı terapi çeşidi olmakla birlikte en yaygın olarak kullanılan terapi türü bireysel terapidir. Danışanın terapistle bire bir ve çoğunlukla yüz yüze görüşme sağladığı bir terapi çeşididir. Önemli önceliklerinden birisi danışan ve terapist arasındaki kurulması gereken terapötik ilişkidir. Kurulan bu güvenli ilişki ile birlikte bireysel terapi, danışan ve terapistin birlikte yürüttüğü işbirliğine dayalı ortak bir süreçtir.
Bireyin yaşadığı sorun veya sorunlar gündelik yaşamın işlevselliğini bozuyor ise terapi almak gereklidir. Var olan semptomların daha da şiddetli hale gelinmesi beklenmeden terapiye başlanması çok daha sağlıklı bir adımdır. Bireysel terapi duygusal, davranışsal, fiziksel ve zihinsel problemlerin tedavisi için kullanılır. Yardımcı olabileceği sorunlardan bazıları şunlardır:
Psikoterapide birçok terapi çeşidi söz konusudur ve bazı terapiler belirli sorunların tedavisinde çok daha kalıcı ve sağlıklı sonuçların ortaya çıkarır.
Bilişsel davranışçı terapi (BDT) bireysel terapide kullanılan en yaygın ve etkili terapi türlerinden birisidir. Bilişsel davranışçı terapide amaç olumsuz düşünce kalıplarını tespit ederek bunları olumlu düşünce kalıpları ile yer değiştirmektir. Aynı zamanda işlevsiz davranışların daha sağlıklı ve işlevsel olan davranışlarla yer değiştirilmesine yardımcı olur. Bu terapi türü inançların, duyguların, davranışların ve düşüncelerin birbiriyle olan etkileşimine odaklanır ve danışana bu bağlantılı ilişkinin nasıl ortaya çıktığı gösterilir. Danışan düşünme şeklini ve biçimini değiştirerek nasıl hissettiklerini değiştirmeye çalışır.
Diyalektik davranışçı terapi ise bilişsel davranışçı terapinin bir yan dalı olmakla birlikte bordeline kişilik bozukluğu ve intihar düşünceleri olan danışanlarda daha çok tercih edilen bir terapi çeşididir. Kabul odaklı bir terapi modelini benimseyen diyalektik davranışçı terapide amaç bireylere duygu düzenleme konusunda yardımcı olmaktır.
Diğer bir terapi türü olan psikodinamik terapi, içgörü odaklı terapi olarak da adlandırılmaktadır. Terapist danışanın aklına gelen her şey konusunda teşvik etmeye çalışır. Amaç danışanın geçmiş deneyimlerinin şimdiki deneyimlerini nasıl etkilediğini göstermektir. Daha derinlere inen iç çatışmaları ortaya çıkarmak hedeflenir. Bu sebeple, diğer terapi çeşitlerine göre daha uzun bir süreç söz konusudur. Aynı zamanda danışanın sahip olduğu bilinçiz savunma mekanizmalarını ortaya çıkarmaktır.
Bireysel terapiler ortalama olarak 45 dakika sürmektedir. Terapi kişisel bir süreçtir. Bu nedenle seans sıklığı ve terapinin ne kadar süreceği terapinin hedeflerine göre değişkenlik göstermektedir.
Terapi süreci önemli olduğu kadar terapiyi sonlandırdıktan sonraki süreç de önemlidir. Seanlar bittikten sonra danışan kendisini terk edilmiş hissedebilir. Bu yüzden takip önemli bir durumdur. Terapi sonlandırıldıktan sonra 6 ay veya yıllık periodlarla takip edilmesi sorunun yeniden ortaya çıkması konusunda daha önleyici ve engelleyici olmaktadır.
Bireylerin yaşamı değişir ve terapinin etkisi terapi sürecinden çok daha uzun sürer. Bireysel terapinin faydaları ise şu şekilde sıralanabilir: